dün gece yağmur yağdı. belki sizin oralarda da yağmıştır. sarı şemsiyemin altında, kadife ceketimi omuzlarına yerleştirip sana sokularak, yağmur ve çamur kokusuyla yürüdüğümüzü düşledim kafamı yastığa koyarken. bulutlardan düşen tanelerin; yeri, pencereyi klasik ritimleriyle döverken, rüzgârın dokunduğu yaprakların hışırtısı arasında adımlarımızın kayı p gittiğini gördüm.
sonra bu gün, güneş dolmuş camından içeri girip yüzümü yakarken kumsalda oturduğumuzu düşledim. göğsümde hissettim seni, birlikte nefes alışımızı. dalgaları oynaştıran rüzgarın saçlarımızı dalgalandırdığını hissettim, parmaklarım, ellerim tenindeydi, yumuşacıktın... ve tuzlu. deniz tuzu, yer yer şekiller yaratmıştı üstümüzde. güneş kremi, kum ve deniz kokuyorduk ikimiz de. gün batı p mavi suları kızıla, pembeye, mora boyuyordu. biz gözlerimiz kapalı, sarılmış bir birimize o anı nasılda hiçbir şeye değişmeyeceğimizi fısıldıyorduk.
daha birkaç gün önce, finalleri not ederken kolarını belime sardığını hissettim. tuhaf oysa ki... ben finalleri hiç not etmedim.
söylesene ne olacak, ne yapacağım... 'kim' olduğunu bilmiyorum, 'kim' olduğumu bilmiyorsun. sana, senin olmayan bir adla sesleniyorum, kumsala geçip, ufkunu yatların, gemilerin kuşattığı bir denize 'seni istediğimi, seni aradığımı' haykırıyorum.
ufkuktaki adaları göremiyorum, senin benim 'ada' m olmanı ümit ediyorum oysa...
gözümü kapadığımda sen varsın yine, siyah saçların var parmaklarımın arasında. dolaşırlar da, çekerim, canın acır diye huzursuzca gezdiriyorum elimi aralarında. küçük sürprizlerim var sana, belki bir çiçek, belki şeker ya da ufak bir resim. küçük sevgi gösteri bir nevi.
geçti gece yarısını, ödevlerle uğraşıyorum hâlâ; ama bittiklerinde ve ben yine kafamı yastığa koyup gözlerimi yumduğumda, parmak uçlarımda sen olacaksın yine. kulaklarımda sesin, yanağında dudaklarım...
aşağıdaki mood seçeneğine Adoration' ın yanına Sentimental ve Longing' i de eklemek isterdim, o zaman 'mood' tam da beni ifade ediyor olurdu işte...










Previous Page12345...Next Page